Modern RPG tarihini değiştiren The Witcher 3’ün yönetmeni, katıldığı son podcast yayınında 2026’nın parlayan yıldızları Crimson Desert ve Clair Obscur: Expedition 33 hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Efsanevi yönetmen, bu iki oyunun "geleneksel AAA formüllerini" yıkarak türe taze kan getirdiğini vurguladı.
"Crimson Desert’ın Dünyası Korkutucu Derecede
Gerçek" Konu Crimson Desert’a geldiğinde yönetmen, özellikle Pearl Abyss’in fizik motoruna ve dünyanın yaşayan dokusuna hayran kaldığını belirtti: "Witcher 3’ü yaparken hedefimiz yaşayan bir dünya kurmaktı ama Crimson Desert’taki çevresel etkileşim ve dövüş dinamikleri, bizim o zamanlar sadece hayal edebileceğimiz bir seviyede. Pywel’in kayalarındaki detay bile bir hikaye anlatıyor." Son yama tartışmalarına da değinen yönetmen, oyunun "meydan okuyan" yapısının korunması gerektiğini savundu.
"Expedition 33: Sıra Tabanlı Sistemin Geleceği"
Clair Obscur: Expedition 33 için ise "sanatsal bir devrim" nitelemesi yapan ünlü yönetmen, Sandfall Interactive’in başarısını şu sözlerle özetledi: "Ben Starr ve ekibinin yarattığı o melankolik atmosfer beni Geralt’ın dünyasından bile daha fazla içine çekti. Sıra tabanlı bir oyunu bu kadar dinamik ve duygusal kılmak her stüdyonun harcı değil. 85 Metacritic hedeflediklerini duydum; bence çok mütevazı davranmışlar."
GamesNex Değerlendirmesi:
RPG dünyasının "Tanrılar Katı"ndan gelen bu övgü, her iki oyunun da sadece ticari başarı değil, kültürel bir miras bıraktığının kanıtı. Bir tarafta Kore’nin teknik gövde gösterisi (Crimson Desert), diğer tarafta Fransa’nın sanatsal dehası (Expedition 33)... The Witcher 4’ü beklerken, türün bu denli güçlü ellerde olduğunu görmek biz oyuncular için büyük bir şans. Usta konuştuğuna göre, bu iki oyunu hala oynamayanlar için "bahane" dönemi kapanmıştır.
